| |
|
İbadeti Artarsa
Rıskıda Artar |
| |
| |
Bir derviş.
Evden ayrılışında hanımına işe gidiyorum diyerek ayrılır,
ancak doğru tekkeye gider ibadet ederdi. Akşam eve
döndüğünde Hanımı:
- Yiyecek bir şeyimiz yok biliyorsun, elin boş mu döndün,
dediğinde de
- Çalıştığım zat öyle cömertki... Ondan para istemekden
utanıyorum. Ay sonunda ücretimin tamamını toptan verecek,
derdi.
Ay sonu geldiğinde, yine evden ayrılmış, tekkeye gitmiş,
ibadete koyulmuştu. Akşam eve döneceğinde bir düşünce
kendisini aldı, ay sonu idi, hanıma ne diyecekti. Mahzun
mahzun eve doğru yürüyordu. Sonunda eve yaklaştı. Evden
leziz yemek kokuları etrafa yayılıyordu. Şaşırmıştı, kapıyı
hanımı güler yüzle açar, içeri girerler olanları kocasına
şöyle anlatır:
- Kimin yanında çalışıyuorsan bey, gerçekten cömert
biriymiş. Öğle sıraları idi, nur yüzlü iki zat kapıyı çaldı:
"Bunlar beyinin iş ücretleridir. Eğer bundan sonra da işine
devam eder ve daha fazla çalışırsa, ücereti daha da
artacaktır" dediler ve taze kesilmiş koyun eti, çeşit çeşit
yiyecek, hiç tatmadığım meyveler ve bir kese de altın
verdiler. Allah razı olsun o kimseden. Açlıktan artık
tahammülümüz kalmamıştı.
Hanımından bu sözleri dinleyen derviş Allah'a şükredip,
ibadetine devam etti....
Allah (c.c.) neye kadir değil ki !
|
|
|
| |
| |
|